"Ya sen beni almaya gelmezsen?", "Ya sınavda kötü not alırsam?", "Bugün dışarı çıkmasak?" Bazı çocuklar sürekli bir şeylerin ters gideceğinden endişe eder. Kaygı, belirli bir ölçüde her çocuğun yaşadığı ve onu tehlikelere karşı koruyan bir duygudur. Ancak sık, yoğun ve yaşamı kısıtlayan bir hâl aldığında çocuğun desteğe ihtiyacı olabilir.
Bu davranış ne anlama gelebilir?
Çocuklarda kaygı her zaman "korkuyorum" diye söylenmez. Daha çok şu biçimlerde görülebilir:
- Bedensel yakınmalar: Özellikle zorlandığı durumlardan önce karın ağrısı, baş ağrısı, bulantı.
- Sürekli güvence isteme: Aynı soruyu tekrar tekrar sorma, "emin misin?" diye yanıtı doğrulatma.
- Kaçınma: Yeni ortamlardan, doğum günü partilerinden, yalnız uyumaktan ya da okuldan uzak durma.
- Uyku güçlükleri: Uykuya dalmakta zorlanma, kâbuslar, ebeveynin yanında uyumak isteme.
- Huzursuzluk ve öfke: Kaygılı çocuklar bazen ağlayarak değil, sinirlenerek tepki verir.
- Mükemmeliyetçilik: Hata yapmaktan çok korkma, ödevini defalarca silip yeniden yazma.
Ebeveyn olarak ne yapabilirsiniz?
- Kaygıyı küçümsemeyin, büyütmeyin de. "Saçmalama, korkacak bir şey yok" demek yerine "Bu seni gerçekten endişelendiriyor. Birlikte ne yapabileceğimize bakalım" diyebilirsiniz.
- Her şeyi çocuk için halletmeyin. Kaygı veren her durumdan çocuğu uzak tutmak kısa vadede rahatlatır ama uzun vadede kaygıyı büyütür. Küçük, başarılabilir adımlarla korkulan duruma yaklaşmak daha işe yarar.
- Güvenceyi sınırlayın. Aynı soruya her seferinde yanıt vermek yerine, bir kez yanıtlayıp "Bunu konuştuk, şimdi senin nasıl rahatlayabileceğine bakalım" diyebilirsiniz.
- Sakinleşmeyi birlikte öğrenin. Yavaş nefes alma, bedeni gevşetme ya da "endişe kutusu"na kaygıları yazıp bırakmak çocuklara somut araçlar sunar.
- Kendi kaygınızı fark edin. Çocuklar ebeveynlerinin tepkilerini çok yakından izler. Sizin sakin kalmanız, çocuğunuza "bununla baş edilebilir" mesajını verir.
Ne zaman profesyonel destek düşünülebilir?
- Kaygı haftalardır sürüyor ve giderek artıyorsa
- Çocuğunuz okul, arkadaşlık ya da aile etkinlikleri gibi önemli alanlardan kaçınmaya başladıysa
- Uyku, yeme ya da bedensel yakınmalar günlük yaşamı belirgin biçimde etkiliyorsa
- Panik benzeri ataklar (aniden başlayan yoğun korku, nefes darlığı, kalp çarpıntısı) yaşanıyorsa
- Zor bir olayın ardından çocuğunuz eskisi gibi olamadıysa
Psikolojik danışmanlık sürecinde çocuğun kaygısını tetikleyen durumları birlikte tanır, ona yaşına uygun baş etme becerileri kazandırır ve ebeveynlerle evde kaygıyı besleyen döngüleri değiştirmek için çalışırız.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; bireysel değerlendirme ya da profesyonel desteğin yerine geçmez. Acil bir durumda 112'yi arayın. Son güncelleme: .